ATATÜRK' ÜN EĞİTİM ÜZERİNE YAPTIĞI KONUŞMALARDAN ALINMA SÖZLER


Bir millet irfan ordusuna sahip olmadikça, muharebe meydanlarinda ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalici sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna baglidir.


Ögretmenler her firsattan yararlanarak halka kosmali, halk ile beraber olmali ve halk, ögretmenin çocuga yalniz alfabe okutan bir varliktan ibaret olmayacagini anlamalidir.


Ögretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr ögretmen ve egitimcileri, sizler yetistireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktir. Eserin kiymeti, sizin maharetiniz ve fedakârliginiz derecesiyle orantili bulunacaktir. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetistirmek sizin elinizdedir... Sizin basariniz, Cumhuriyetin basarisi olacaktir.


Gelecegin güvencesi saglam temellere dayali bir egitime, egitim ise ögretmene dayalidir.


Milli Egitim programimizin, Milli Egitim siyasetimizin temel tasi, cahilligin yok edilmesidir. Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz...


Milli Egitim'in gayesi yalniz hükümete memur yetistirmek degil, daha çok memlekete ahlâkli, karakterli, cumhuriyetçi, inkilâpçi, olumlu, atilgan, basladigi isleri basarabilecek kabiliyette, dürüst, düsünceli, iradeli, hayatta rastlayacagi engelleri asmaya kudretli, karakter sahibi genç yetistirmektir. Bunun için de ögretim programlari ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.


En önemli ve verimli vazifelerimiz milli egitim isleridir. Milli egitim islerinde kesinlikle zafere ulasmak lazimdir. Bir milletin gerçek kurtulusu ancak bu sekilde olur.


Hayatta en hakiki mürsit ilimdir.


Milli egitimde süratle yüksek bir seviyeye çikacak olan bir milletin, hayat mücadelesinde maddi ve manevi bütün kudretlerinin artacagi muhakkaktir.


Egitimdir ki, bir milleti ya özgür, bagimsiz, sanli, yüksek bir topluluk halinde yasatir; ya da esaret ve sefalete terk eder.


Milletleri kurtaranlar yalniz ve ancak ögretmenlerdir. Ögretmenden, egiticiden yoksun bir millet henüz millet adini almak kabiliyetini kazanmamistir. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka egiticilere, ögretmenlere muhtaçtir.


Milli egitim isiginin memleketin en derin köselerine kadar ulasmasina, yayilmasina özellikle dikkat ediyoruz.


Okul genç beyinlere; insanliga hürmeti, millet ve memleket sevgisini, serefi, bagimsizligi ögretir. Bagimsizlik tehlikeye düstügü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu ögretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalisanlarin ayni zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmalari lazimdir. Bunu saglayan okuldur.


En büyük savas, cahillige karsi yapilan savastir.


Milletleri kurtaranlar yalniz ve ancak ögretmenlerdir. Ögretmenden, egiticiden yoksun bir millet henüz millet adini almak kabiliyetini kazanmamistir. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka egiticilere, ögretmenlere muhtaçtir.


Yeni nesil, en büyük Cumhuriyetçilik dersini bugünkü ögretmenler toplulugundan ve onlarin yetistirecekleri ögretmenlerden alacaktir.


Simdiye kadar uygulanan egitim ve ögretim yöntemlerinin milletimizin geri kalmasinda en önemli etken oldugu kanisindayim. Onun için bir milli egitim programindan söz ederken, eski devrin bos inançlarindan ve yaratilisimizla hiç ilgisi olmayan yabanci fikirlerden, dogudan ve batidan gelebilen bütün etkilerden tamamen uzak, milli karakterimiz ve milli tarihimizle uyumlu bir kültür kastediyorum. Çünkü milli dehamizin gelismesi ancak böyle bir kültür ile saglanabilir.


Eger Cumhurbaskani olmasam, Egitim Bakanligi'ni almak isterdim.


Ilim ve fen çalismalarinin merkezi okuldur. Bundan dolayi okul lazimdir. Okul adini hep beraber hürmetle, saygiyla analim.


Türkiye’nin birkaç yila sigdirdigi askeri, siyasi, idari inkilâplar sizin, sayin ögretmenler, sizin sosyal ve fikri inkilâptaki basarilarinizla pekistirilecektir. Hiçbir zaman hatirlarinizdan çikmasin ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdani hür, irfani hür” nesiller ister.


Türkiye'nin birkaç seneye sigdirdigi askerî, siyasî, idarî inkilâplar çok büyük, çok mühimdir. Bu inkilâplar, sayin ögretmenler, sizin; toplumsal ve fikrî inkilâptaki muvaffakiyetlerinizle desteklenecektir. Hiçbir zaman hatirinizdan çikmasin ki, Cumhuriyet,sizden "fikri hür, vicdani hür, irfani hür" nesiller ister!


Okul sayesinde, okulun verecegi ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanati, Türk ekonomisi, Türk siir ve edebiyati bütün güzellikleriyle gelisir.


Memleketi ilim, irfan, ekonomi ve bayindirlik alanlarinda da yükseltmek, milletimizin her hususta çok verimli olan kabiliyetlerini gelistirmek, gelecek nesillere saglam, degismez ve olumlu bir karakter vermek lazimdir. Bu kutsal amaçlar elde etmek için mücadeleye atilanlarin arasinda ögretmenler en önemli ve en hassas yeri almaktadir.


Ögretmenlik ömür boyu sürecek bir ögrenciliktir.


Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz... Yerinde duran bir sey ise geriye gidiyor, demektir. Bir taraftan genel olan cahilligi yok etmeye çalismakla beraber, diger taraftan toplumsal yasamda bizzat faal ve faydali, verimli elemanlar yetistirmek lazimdir. Bu da ilk ve orta ögretimin uygulamali bir sekilde olmasiyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar is adamlarina, sanatkarlarina sahip olur. Elbette milli dehamizi gelistirmek, hislerimizi layik oldugu dereceye çikarmak için yüksek meslek sahiplerini de yetistirecegiz. Çocuklarimizi da ayni ögretim derecelerinden geçirerek yetistirecegiz.


Ögretmenler; yeni nesli Cumhuriyetin fedakâr ögretmen ve egitimcileri, sizler yetistireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktir. Eserin kiymeti, sizin beceriniz ve fedakarliginizin derecesiyle orantili olacaktir.Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetistirmek sizin elinizdedir...Sizin basariniz, Cumhuriyetin basarisi olacaktir.

Atatürk’ün Egitim Ile Ilgili Sözleri 27
Toplumun düsmani cehalet, cehaletin düsmani ögretmendir.


Okullarda ögretim vazifesinin güvenilir ellere teslimini, memleket evladinin, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ideal sayacak üstün saygideger ögretmenler tarafindan yetistirilmesini saglamak için ögretmenlik, diger serbest ve yüksek meslekler gibi, derece derece ilerlemeye ve her halde refah saglamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanin her tarafinda ögretmenler, toplumun en fedakâr ve saygideger unsurlaridir.


Ilk ve orta ögretim mutlaka insanligin ve medeniyetin gerektirdigi ilmi ve fenni versin, fakat o kadar pratik bir sekilde versin ki, çocuk okuldan çiktigi zaman aç kalmaya mahkûm olmadigina emin olsun.


Bir yandan bilgisizligi ortadan kaldirmaya ugrasirken, bir yandan da memleket evladini toplumsal ve ekonomik hayatta aktif sekilde etkili ve verimli kilabilmek için zorunlu olan ilk bilgileri, uygulamali bir biçimde vermek metodu egitimimizin temelini olusturmalidir.


Ögretmenler her firsattan yararlanarak halka kosmali, halk ile beraber olmali ve halk, ögretmenin çocuga yalniz alfabe okutan bir varliktan ibaret olmayacagini anlamalidir.


Milli Egitim programimizin, Milli Egitim siyasetimizin temel tasi, cahilligin yok edilmesidir.


Milletimizin siyasî, toplumsal hayatinda, milletimizin fikrî terbiyesinde rehberimiz ilim ve teknik olacaktir. Mektep sayesinde, mektebin verecegi ilim ve teknik sayesindedir ki Türk Milleti, Türk sanati, ekonomisi, Türk siir ve edebiyati, bütün güzelligiyle gelisir.


Yeni nesil, en büyük Cumhuriyetçilik dersini bugünkü ögretmenler toplulugundan ve onlarin yetistirecekleri ögretmenlerden alacaktir.


Gözlerimizi kapayip tek basimiza yasadigimizi düsünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alip dünya ile olan baglarimizi kopartamayiz. Aksine yükselmis, ilerlemis, çagdas bir millet olarak medeniyet düzeyinin de üzerinde yasayacagiz. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. Ilim ve fen nerede ise oradan alacagiz ve her ulus ferdinin kafasina koyacagiz. Ilim ve fen için kayit ve sart yoktur.