İşbirliğine Dayalı Öğretim
   
 

İş birlikli öğrenme yöntemi, öğrencilerin ortak bir amaç doğrultusunda küçük gruplar halinde birbirlerinin öğrenmesine yardım ederek çalışmalarıdır. İşbirlikli öğrenme etkinliklerinde öğrenciler, sıklıkla uzun bir zaman süresine yayılmış ve bir hayli problem çözmeyi gerektiren karmaşık bir görevi yerine getirmek için küçük gruplar halinde birlikte çalışırlar. Bu anlamda işbirlikli öğrenme yöntemi bir grup çalışmasıdır. Ama her grup çalışması işbirlikli öğrenme gruplarını oluşturmaz. İşbirlikli öğrenme gruplarının oluşturulmasında ve uygulanmasında grup çalışmalarından farklılık arz eder.

 

Ayrıca, işbirliğine dayalı öğrenme, öğrencilerin psiko-sosyal gelişimlerine ve duyuşsal özelliklerine önemli katkılarda bulunmaktadır.

 

İş birlikli öğrenme yöntemini uygularken bazı basamakları göz önünde tutarak hazırlık yapılmalıdır. Sönmez (1994)’e göre işbirlikli öğrenme 6 basamaktan oluşmaktadır. Bu basamakları şu şekildedir:

 

Hedefleri saptama,
Kaynaklarla öğrenciye bilgi sunma,
Bir konuda çalışılarak öğrencilerden küçük grup oluşturma,
Gruba belirlenen konu üzerinde çalışması için, belli bir zaman verme
ve onların takım halinde çalışmalarına yardım etme,

Sonuçları değerlendirme,
Hem bireyin, hem de grubun erişisini (son test ile ön test puanları
arasındaki fark) kavramadır.

İşbirliğine dayalı öğrenme yönteminin (cooperative learning), ortak öğrenme amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmek üzere öğrencilerin derste küçük gruplar hâlinde (2-4 kişilik) işbirliği içerisinde birlikte çalışması esasına dayalı bir öğrenme ve dolayısıyla bu öğrenmenin Araştırmalar öğrenme durumlarında öğrenenlerin:
Okuduklarının %10 unu
Duyduklarının % 20 sini
Gördüklerinin %30 unu
Gördüklerinin ve duyduklarının % 50 sini,
Söylediklerinin % 70 ini,
Kendi yaptığının % 90 ını bilinçli bir biçimde sakladığını göstermekte.

İşbirlikli Öğrenme Ne değildir?

 

Basit küme çalışması değildir. Bir klasik öğrenme metodu olan küme çalışmasında öğrenciler konuyu paylaşırlar ve her çocuk kendi payından sorumlu olurken; işbirlikli Öğrenmede karşılıklı etkileşimle ortak bir hedefe ulaşılmaya çalışılır.

Birinin anlatıp diğerlerinin dinlemesi değildir.

Birilerinin çaba gösterip diğerlerinin bundan yararlanması değildir.

İşbirliğine dayalı öğrenme-öğretme yöntemi öğrenciye hem kendisinin hem başkalarının öğrenme sorumluluğunu taşıma, öğrenmeyi etkili biçimde yaparak, yaşayarak öğrenme ve herşeyden önemli olarak “öğrenmeyi öğrenme” sağlar

Neden İşbirlikli Öğrenme?
İşbirliğine dayalı öğrenme; ders başarısı yanında(Giraud, 1997; Abu, Pendidikan ve Flowers, 1997; Meral, 2001).
Öğrenilecek konuya yönelik tutum,
Liderlik,
Dinleme ve tartışma becerileri Çocuğun öğrenmede özgüveni, Sosyalleşme,
Motivasyon,
Başkalarıyla birlikte çalışma,
Grup etkileşim yetenekleri,
Öğrenciler arasında sosyo-psikolojik, bilimsel dayanışına ve paylaşımın gerçekleştirilmesi,
Kritik düşünme,
Problem çözme,
Yaratıcılık becerilerinin öğrenciye kazandırılması gibi yaşamsal becerilerin niteliklerinde artış sağlar. İşbirliğine dayalı öğrenmenin yaygın kullanımına katkıda bulunan bir başka faktör ise işbirliğine dayalı öğrenme tekniklerindeki çeşitliliğin, herkesin kullanımına uygun ve esnek olmasıdır. Neredeyse her Öğretmen, her düzey ve konuda kullanabileceği bir işbirliğine dayalı öğrenme tekniği bulabilir (Johnson, Johnson ve Stannc, 2000). Çünkü işbirliğine dayalı öğrenme, tüm eğitimcilerin kullanabileceği kolay ve açık adımlar sunmaktadır.

İşbirliğini Engelleyen Durumlar
Hazıra Konma Etkisi: Genellikle gruba verilen sorumluluk bir ya da birkaç kişi tarafından üstlenilir. Yani her bir grup üyesi kendine düşen kısmını yapmaz ya da grup ürününe eşit katkıda bulunmaz. Buna karşılık hak etmediği bundan da Önemlisi öğrenmediği halde grup başarısına ortak olur. Bu etki "hazıra konma etkisi" olarak adlandırılır.
Sömürülme Etkisi: Hazıra konma etkisine bağlı olarak, gruptaki bazı üyelerin hazıra konacağını fark eden üye bunu önlemek için çabalarını azaltmaktadır. Bu etkiye "sömürülme etkisi" denir.
Zenginin Daha da Zenginleşmesi: Durumu daha iyi olan öğrencilerin liderlik vb. rolleri alarak yapılan işten daha fazla yarar sağlaması durumudur. Böylece iyi bilen daha iyi öğrenirken, kötünün durumu daha kötüye gider.
Sorumluluğun Karışması: Bir grupta daha iyi durumda olan öğrencilerin, daha kötü dununda olanların öneri ve açıklamalarına değer vermemesi onları görmezden gelmesi durumdur. Bunlara ek olarak işlevsel olmayan iş bölümü, yıkıcı çatışma, gereksiz yere otoriteye bağımlı olmak iş birliğini engelleyen durumlardır (Açıkgöz, 1992).

Öğrenme ortamlarında öğrenciler birlikte çalışırken değişik öğrenme etkileşimlerinde bulunurlar. Bu etkileşimlar şunlardır:
<b>1)Rekabetçi/Yarışmacı Öğrenme: Hepimizin bildiği gibi eğitim ve öğretim ortamlarında bazı öğrenciler kazanırken bazıları da kaybeder. Kimin en iyi olduğunu bilebilmek için öğrencilerin birbirleriyle yarışma imkanı bulduğu öğrenme biçimleri vardır. Bu tür ortamlarda öğrencilerin öğrenme amaçları ortaktır. Ama amacın gerçekleştirildiği sırada öğrenciler arasında negatif bir ilişki de oluşabilir. Grup elemanlarından birinin amacına ulaşabilmesi diğerlerinin amacına ulaşamamasına bağlıdır. Yani kısacası rekabet ortamından doğan bir başarma veya başaramama söz konusudur.
2)Bireysel Öğrenme Durumu: Bu öğrenme durumunda öğrenciler kendi öğrenmelerini gerçekleştirirken başkalarının ne yaptığıyla ilgilenmezler. Tek başlarına bir çalışma gösterirler. Bireyin amaçlarını gerçekleştirmesi diğerlerinin amaçlarını gerçekleştirip gerçekleştirmemeleri üzerinde hiçbir etki yapmaz. Yani bireyin odaklandığı tek şey kendi amaçlarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
3)İşbirliğine dayalı öğrenme: Bu öğrenme durumunda çalışma sonucunda grup üyelerinin birlikte kazandığı ve birlikte kaybettiği ortak amaçlar çevresinde toplandıkları bir öğrenme durumudur. Bu öğrenme durumunda amaçlar ortak ve grup üyelerinden birinin başarısı diğerinin de başarısına bağlıdır. Grup üyeleri arasında olumlu bir ilişki sözkonusudur. Kısacası grup yeleri arasında bir çeşit amaç birliği vardır. İşbirliğine dayalı öğrenme grubu: Bu grup ortak öğrenme amaçlarını gerçekleştirerek sonuçta ortaya çıkan verimden tüm üyelerin yarar sağlaması esasına dayanır. Bu grupra sürekli birbirini teşvik etme vardır. Bu teşvik etme öğrenilecek materyale ve o materyali anlamaya yöneliktir. Bireysel başarı düzenli bir şekilde kontrol edilir. Her üye bir çaba göstermelidir. Yani hiçbir üyenin çaba sarfetmeden grup başarısından yararlanmasına izin verilmez. Elde edilen başarı grup üyelerinin bireysel performansından daha büyük olması gerekmekted.İşbirliğine dayalı öğrenme yönteminin özellikleri veya işlevleri aşağıda açıklanmaktadır
1)Dayanışma(positive Interdepence): İşbirliğine dayalı öğrenmenin en temelinde dayanşıma yer alır. Gruptaki her birey grup çalışması sırasında kendi beceri ve bilgisininde diğer tüm elemanlarının ki kadar faydalı ve gerekli olduğunu bilir ve kabul eder. Ve grup üyelerindeki bir elemanın performansının düşüklüğü tüm grubun başarısına olumsuz etki edeceği tüm grup elemanları tarafından bilinir. Yani kısacası grup üyelerinin her durum ve olaydan haberdar oldukları bir öğrenme biçimidir. Dayanışma söz konusu olduğunda tüm grup üyelerinin birbirlerini güdülemeleri de söz konusu olur.
2)Bireysel Sorumluluk(Individual Accountability): İşbirliğine dayalı öğrenmede bireylerin bir amaç doğrultusunda bir araya gelmesi söz konusudur. Bu amacın en iyi şekilde gerçekleşebilmesi için grup üyelerinin her birinin en iyi şekilde üzerine düşen görevleri yerine getirmeleri gerekmektedir. Öğrencilerin bireysel sorumluluklarının gelişebilmesi için eğitimcilere düşen görevler de bulunmaktadır.Örneğin üyelerin her birinin performansını ayrı ayrı değerlendirerek, sonucu diğer grup arkadaşlarıyla paylaşması gerekir veya grup üyelerinin performanslarını gözlemleyip sınıf ortamında amaçlarına ulaşabilmek için çalışmalara ne derecede katkı sağladıklarını sorabilir.Böylece grup üyelerinin bireysel sorumluluklarını artırmada katkı sağlayabilir.
3)Yüzyüze Etkileşim(Face to face Interaction: Öğrenmenin daha etkili ve daha verimli gerçekleşebilmesi için üyelerin birbirlerini cesaretlendirmeleri ve ayrıca birbirlerine destek vermesi gerekmektedir. Grup üyeleri süreçte çeşitli problemlerle karşılaşabilirler bu karşılaştıkları problemleri nasıl çözdüklerini birbirleriyle paylaşmaları gerekmektedir. Yani süreçteki olumsuz durumlardan birbirlerini haberdar etmelidirler. Grup üyeleri arasındaki yüz yüze etkileşimin artması sorumluluk duygusunun da artmasını sağlar. Grup üyeleri ile birlikte akıl yürütme ve birlikte bazı durumlardan sonuç çıkartma gerçekleşebilir. Eğer yüz yüze etkileşimden istenilen etkiyi elde etmek istiyorsak gruptaki eleman sayısının mümkün olduğunca az tutulması gerekir. Oturma düzenleri de birbirlerini görebilecekleri şekilde ayarlanmalıdır.
4)Sosyal Beceriler(Social Skills): İşbirliğine dayalı öğrenmenin etkili olabilmesi için sadece etkileşim becerilerinin kullanılması yeterli olmaz bunun yanında sosyal becerilerinde etkili kullanılması gerekmektedir. Grup üyeleri birbirini yeterince tanımıyorsa, birbirlerine güvenmiyor ve yeterince birbirlerine destek sağlamıyorsa işbirliğine dayalı öğrenmede alınacak verim düşer.
5)Grubun Kendini Değerlendirmesi(Group Processing): Grup üyelerinin amaçları doğrultusunda ne derecede başarıya ulaşıp ulaşmadıkları konusunda birbirlerini değerlendirmeleri gerekmektedir. Kullandıkları yöntem ve tekniklerin hangilerinin yararlı olup hangilerinin yararsız ya da yetersiz oldukları konusunda bir değerlendirmeye gitmeleri gerekmektedir. Böyle bir değerlendirme söz konusu olduğunda grup bilincinin artmasında da önemli bir yarar sağlanır. İşbirliğine dayalı yöntem ve tekniklerin bazılarından aşağıda bahsetmek istiyorum:
a)Parça parça okuma(Jigsaw reading): Gruptaki her bireye okuyup anlaması ve daha sonra sınıfla paylaşması için birer okuma parçası verilir ve bu okuma parçasın okunduktan sonra sınıfla anladıkları üzerinden bir paylaşım gerçekleştirilir.
b) Düşün- eşleş-paylaş (Think-Pair-Share): Bu yöntem üç aşamada gerçekleştirirler. Öncelikle öğreten öğrenciye üzerinde düşünmesi için bir problem yöneltir. Daha sonra bu öğrenci bir arkadaşıyla eşleşerek bu problem üzerinde bir çözüm yolu aramaya çalışır son olarak da bulmuş oldukları çözüm yolunu sınıfla paylaşarak tartışırlar.
c) Üç aşamalı görüşme (Three step interview): Öncelikle sınıf 4 erli gruplara ayrılarak numara verilir ve her öğrenci kendine başka bir gruptan eş seçer.İlk aşamada grup üyeleri eşlerine herhangi bir soru sorarak bunu açıklamalarını isterler. Daha sonra roller değişir ve aynı işlemi tekrar gerçekleştirirler. Son aşamada ise eşler diğer grup arkadaşlarından aldıkları bilgilerigruplara aktarırlar.
d) Üç aşamalı görüşme (Three minute interview): Öğretmen ders anlatırken 5-6 dakika arayla durup öğrencilere soru yöneltir ve sorular üzerinde düşünmelerini bekler. Daha sonra bu yönelitlen soruların cevaplandırılması istenir. Bu sindirme süresinden sonra derste tartışmaya devam edilir.
e) Not alarak çalışma - Double Entry Journal: Bu çalışma sınıf içi tartışmaların başlatılabilmesi için herhangi bir metnin detaylı bir şekilde okunarak ve o metin üzerinden not alınarak sınıfa yansıtılma çalışmasıdır.